Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
-- %0,00
BIST 102.258
%0,10
Dolar 4,5797
%-0,01
Euro 5,3958
%-0,05
Altın 190,11
reklam
reklam
maltepe escort side escort konya escort tuzla escort kartal escort maltepe escort kartal escort porno izle alanya escort tuzla escort http://www.gncsesli.com http://www.paligny.com
reklam REKLAM

Hamiliği riske sokan 9 neden

102 defa okundu kategorisinde, 03 May 2018 - 09:25 tarihinde yayınlandı
Hamiliği riske sokan 9 neden
reklam
reklam

Anne adaylarının bebek beklerken en önemli istekleri sağlıklı bir dünyaya getirmektir. Çoğu zaman bu mümkün olsa da bazı durumlarda bebeğin ve annenin sağlığıyla ilgili riskler ortaya çıkabiliyor. Bu tip durumlarda ise anne ve bebeğin sağlığı için ek önlemler almak gerekiyor. Normal hamileliklere oranla çok daha fazla dikkat ve takip gerektiren bu sorunlarla ilgili son yıllarda bilgi ve teknolojinin gelişimine paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor. Öyle ki, günümüzde tüm gebeliklerin yüzde 10-15’inde rastlanabilen birtakım risklerin yaklaşık yüzde 90’ı kontrol altına alınarak sağlıklı gebelikle sonlanıyor. Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr. Hülya Dede, hamilelikte risk yaratacak nedenler hakkında önemli bilgiler verdi.

1- Annenin tıbbi, fiziki ve genetik özellikleri

Hamilelikte risk yaratacak en önemli etkenlerin başında anneye bağlı faktörler geliyor. Bu nedenler, hamileliğin gelişimi, bebeğin sağlığı ve doğum şeklini etkileyebiliyor. Ancak gebelik öncesinde bu riskleri belirlenecek anne adaylarının, durumu dengeleyecek, olumlu tarafa yönlendirecek bazı destek ve ilaç düzenlemeleriyle sağlıklı bebek dünyaya getirmeleri mümkün olabiliyor.

En önemli riskler şöyle sıralanıyor:

– Anne yaşının 17’nin altında ve 35’in üstünde olması,

– Anne adayının boyunun 150 cm’in altında kilosunun da obez kategorisinde yer alması,

– Sigara, alkol, uyuşturucu ilaç veya ilaç kullanım öyküsünün bulunması,

– Akraba evliliği yapılmış olması,

– Genetik geçişli veya ailevi hastalık öyküsü,

– Anne adayının sistemik hastalığının bulunması,

– İleri hamilelik sayısı (4 ve üzeri),

– Geçirilmiş cerrahi operasyon öyküsü.

2- Hamilelik tansiyonu (preklampsi)

Halk arasında ”hamilelik zehirlenmesi” olarak da bilinen bu sorun, hamilelikte oluşan damar yapısı değişiklikleri nedeniyle anne adayının kan basıncının yükselmesiyle ortaya çıkıyor. Yaşlılıkta görülen tansiyon yükselmesinden farklı özellikleri olduğu için annede beyin kanaması, organ içi kanamaları, eşin anneden ayrılması ve bebeğin anne karnında kaybı gibi çok ciddi problemler doğurabiliyor. Hamileliklerin yüzde 4-5’inde görülen ve düzenli takip ve tedavi gerektiren hamilelik tansiyonunda ciddi durumlarla karşılaşıldığında tek tedavi bebeğin doğurtulması oluyor.

3- Hamilelik şekeri (gestasyonel diyabet)

Hamileliklerin yüzde 10’unda görülen hamilelik şekeri, insülin metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle oluşuyor. Bebekte sakatlık, iri bebek, erken doğum, zor ve müdahaleli doğum gibi riskleri yaratması açısından önem taşıyor. Tanı, hamileliğin 24-26. haftalarında yapılacak şeker yükleme testleri ile konuyor. Sonrasında ise diyet veya ilaç kullanımıyla kan şekeri düzeyi dengelenebiliyor ve bu olumsuz durumların hepsini ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.

4- Erken doğum

Beklenen zamanından (36 haftadan) önce doğum eyleminin başlaması erken doğum olarak tanımlanıyor ve hamileliklerin yüzde 10’u erken doğumla sonuçlanıyor. Rahim şekil bozuklukları, bebeğin iriliği, su fazlalığı, bebeğin gelişiminin durması gibi nedenler erken doğuma götüren etkenler olarak sıralansa da, en sık suçlanan neden enfeksiyonlar oluyor. Bu sorunları yaşayan anne adaylarında, hamilelik öncesi kontroller ve hamilelikte doğru ve düzgün bir takiple erken doğum önlenebiliyor.

5- Plasenta (bebeğin eşi) yerleşim problemleri

Hamileliklerin yüzde 1-2’sinde plasenta yerleşim problemlerine rastlanıyor. Eşin rahim ağzını kapatarak yerleşmesi sık ve şiddetli kanamalara neden olabiliyor. Kanamalar genellikle hamileliğin ikinci üç aylık döneminde başlıyor ve doğuma kadar tekrarlayabiliyor. Bu nedenle hem normal doğum imkansız hale geliyor hem de erken doğum olasılığı artıyor. Bu grupta yer alan hamilelerin mutlaka tam teşekküllü hastanede yakından takip edilmesi gerekiyor.

6- Çoğul hamilelikler

Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında doğabilecek ve önemli risk faktörleri arasında gösterilen sorunların başında çoğul gebelikler geliyor. Bu durumda bebek sayısıyla birlikte riskler de artıyor. Erken doğum, gelişme bozuklukları, sakatlıklar, annede tansiyon ve şeker gelişmesi çoğul gebeliklerde çok sık görülen problemlerden bazılarını oluşturuyor.

7- Gelişme geriliği

Bebeğin beklenenden daha küçük olması, anne karnında beslenmesinin bozulması olarak tanımlanabilecek gelişme geriliği hamileliklerin binde 4-5’inde görülüyor. Ancak erken doğum veya anne karnında bebeğin kaybı gibi ciddi riskler taşıdığı için yakın takip gerektiriyor.

8- Suyun azlığı veya fazlalığı

Bebeğin içinde bulunduğu ve onu travmalara karşı koruyup gelişme ve büyümesini sağlayan suyun azlığı veya fazlalığı da erken doğum ve gelişme bozuklukları nedenleri arasında yer alıyor. Su azlığında bebeğin akciğer gelişimi ve büyümesi geri kalabiliyor. Su fazlalığında ise erken doğum ve bebeğin geliş pozisyonu anormallikleri oluşabiliyor. Aylık kontroller, anneye yapılan bazı testlerle suyun miktarı kontrol ve takip edilerek gerekli önlemler alınabiliyor.

9- Zihinsel ve bedensel sakatlıklar

Bebekte olabilecek zihinsel ve bedensel sakatlıkların tespiti ve tedavisi günümüzde en fazla yol kat edilen konulardan biri. Zihinsel ve bedensel sakatlıklar hamileliklerin yüzde 3-4’ünde problem olabiliyor. Özellikle zeka geriliği ile giden ve herkes tarafından bilinen mongol (Down) bebek ve benzeri kromozomal hastalıklar, artık 11-14. hamilelik haftalarında riskli hamilelik uzmanlarınca yapılan genetik ultrason ve akabinde yapılan genetik tarama ve tanı testleri sayesinde tanınabiliyor. Ayrıca 18-22. gebelik haftalarında yapılan detaylı ultrasonografiyle de bebeğin organ ve yapısal gelişimi kontrol ediliyor ve sorunlar varsa önlem veya tedavi planlanabiliyor. Hatta bazı durumlarda bebeklere, doğmadan anne karnında bazı girişimler veya cerrahi işlemler uygulanabiliyor.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
reklam
Yorum Yaz